Hüseyin DEMİRTAŞ
 
Hüseyin DEMİRTAŞ
- Optisyen -

 

Merhaba Sevgili Meslektaşlarım.

    Sözlerime sektörün son durumuyla ilgili başlamak istedim.Keşke iyi sözler söyleyerek başlasaydım ama mesleğimiz irtibarını her geçen gün yitiriyor. Ülkemizin 90 milyar dolarlık perakendecilik cirosunun yaklasık 1 milyar dolarını sektörümüzün elde ettiğini yapılan araştırmalarda görmüştük. 2008 yılında yapılan bir araştırmaya göre Türkiye'de optisyen sayısı 4200 diye kayıtlara geçmiş fakat ilginç olan ülkemizde toplam optik müessese adetinin bu sayıdan fazla olması idi.

   Peki bu fazla gelen optik müesseselerin optisyenleri kim? Bu müesseseler optisyensiz mi çalsıyor ? Aslında açık olan şu, ülkemizde şuan ki faal optik sayısına göre ve işsiz optisyen sayısına bakarak ülkemizde normalin üstünde optik sayısı oldugunu görmekteyiz. Bunun sebebi sektörün dışardan insanlara cazip gelmesi. Fakat içine girdikten sonra işlerin değişmesi ve yanlış işlere gitmesinden dolayı biz hala 8 yıl önce ki yerdeyiz, dünya ise yaklaşık 16 yıl sonramızda.Bakıyorum haber bültenlerimize haberlerin % 90 dünyadan haberler peki biz ne zaman bişeyler başarıp o haberlerin en başında olacağız. Şimdi soruyorum sizlere biz neden taklitçi yaşayıyoruz?

   İnternetten iş ilanlarına bakıyorum optisyen ilanı bırakmış kişileri ekleyip irtibat kuruyorum. Sonra magazası hakkında bilgi aldıktan sonra çalışma şartlarına geldiğimizde çalısma sistemini sorduğumda aldığım cevap aslında herşeyi özetliyor.
Müessese sahibi ağzından aynen şu sözler dökülüyor. Mağazamada 4 tane eleman çalıştırıyorum 1 tanesi atölye  işleri ile ilgileniyor 1 tanesi ssk reçetlerine bakıyor 2 taneside satış işlerine bakıyor.

Ben merak ettiğim soruyu yöneltiyorum müessese sahibine:


-Peki bir optisyen olarak ben ne yapacağım mağazanızda?


Bizde optisyenler otururur reçetelere toplu imza atar canı isterse satış yapar canı istemezse yapmaz canı isterse atölyeye bakar canı istemezse bakmaz yani optisyeni sıkmayız biz. Zaten bişey bilmiyosunuz ögretmiyolar.Ögrenmek isteyen bakar öğrenir açık konusmak gerekirse diye cevap alıyorum.


   Yaptığım konuşmalarda gördüm ki hep optisyenler bir amacın dışında birer araç olmuslar. Aslında suç onlarda değil.Suç biz optisyenlerde. Optisyenlik ruhsatına sahip kursla almış yada ön lisansla almış optisyen arkadaşlarımızın bazıları  optisyenliği sadece mağazada akşama kadar sağlık grup başkanlığından denetlemeye  geleceklerini bekleyerek geçirmek zannediyor.

Optisyenlik ssk reçetelerini imzalamak değil, optisyenlik ruhsatname alıp mağazanın faaliyetini devam ettirmesi değil, optisyenlik sağlık şartlarına göre hizmet vermek ve verilen hizmetin kontrol edip tüm hizmetin sorumluluklarını üstüne almaktır. Hatta bu konuyla ilgili bir anımıda sizlerle paylaşayım.

Yakın zaman için mezun olduğum okula diplomamı almak için gitmiştim. Orada optisyenliğe yeni gelmiş arkadaşlarla bir kaç saat kadar söyleşilerimiz oldu, onlara meslek hakkında düşüncelerini sorduğumda aldıgım cevaplar çok ilginçti.


Bir arkadaşımız optisyenlikten arkadaşının mezun olduğunu (....) kadar maaş veriyolarmış güzel bölüm akşama kadar oturuyormuş kimse karışmıyormuş  ben de keyfime bakarım akşama kadar otururum nasılsa diplomam var diye söylemişti.

Ben bi soru daha soruyorum arkadaşımıza:

- Peki optikle ilgili okula gelmeden tercih yapmadan araştırdın mı sektör hakkında bilgi aldın mı?

- Aldım tabiki tercihlerim belli olduktan sonra tanıdık bir optikçi abi vardı ona gittim sordum tercihlerimde optisyenlik çıktığını söledim. Oda git oku bedavadan para alıyon  akşama kadar oturursun diye cevap verdi.


Ben şaşkınlık içinde ona bakındım kaldım. Hayatının en önemli kararlarını alırken bile araştırmayan bir zihniyetle hangi başarıyı getirebilirsiniz ki...Herkes işini yapmalı bence optisyenler aldığı sorumlulukları bilmeli en önce yapmamız gereken önce kanunlarımızı bilmeliyiz sorumluluklarımızı bilmeliyiz. Aldığımız parayı hak etmemiz gerekir. Aldığımız eğitimleri iş hayatımızda kullanmalıyız yapılan yanlışlara müdahale ederek dur demeliyiz ki sektör bir yerlere gelebilsin.

Biz optisyenler gerek mesleki gerek teknolojik araştırmalarımızı yaparak bizde bu sektöre birşeyler verebiliriz. Geçmişte o başarıyı sağlayamamış sektörü bu hale getirenlerden sektrörümüzü hak ettiği yerlere taşıyabiliriz.


Meslek aslından neden bu seviye de  olduğunu açıklıyor bence. Sitemizde bizlere yol gösteren Mehmet ALTINKAŞ abimizin köşe yazısında bizlerle paylaştığı Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'e ait olan bu söz bizlere aslında nasıl hareket etmemiz gerektiğini çok iyi açıklıyor.
"Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyeceksin: Hiç kimseyi aldatmayacaksın. Ülke için gerçek amaç ne ise, onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır; herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır, fakat sen buna karşı direneceksin. Önüne sonsuz engeller de yığacaklardır. Kendini büyük değil, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana büyük derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin."

 İletişim : Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

Köşe Yazıları

Optisyen İsmail Uyar
Optisyen İsmail Uyar
Burçin KÜÇÜKÖREN
Burçin KÜÇÜKÖREN
Hüseyin Fatih İŞÇİMEN
Hüseyin Fatih İŞÇİMEN
Optisyen Durmuş Asmahan
Optisyen Durmuş Asmahan

Giriş Formu



Optisyenlik Fotoğraf Galerisi

İş İlanlarını Buradan Okuyabilirsiniz.

isilanioku

İş İlanlarınızı Buradan Yazabilirsiniz.

isilaniyaz

Optisyenlik Facebook Grubu

fatihoptik

 

hazoptik

 



1ugurmakina 3

 

betaa4

 

aozguroptikmakine