Misal, karısına "bahçede bir keçi var, pazara git de onu sat" der, sonra keçi kılığına girip satılır, ardından da evine geri dönermiş.
               Bu sevimsiz adamın bir başka özelliği de isteyen herkese sırlarını öğretmesiymiş. Lakin, her kime bir şey öğrettiyse ona bir oyun eder ve bir şekilde öldürürmüş onu. Sözgelimi, öğrettiği insan kanaryaya dönüşse o atmaca olup boğar; ağaç olsa ateş olup yakarmış onu. Adam hakkındaki ardı arkası kesilmez şikayetlerden illallah diyen devrin padişahı en sonunda kendi huzurunda bu sihirbazı mat edecek olan kişiye kızını vermeyi vaad etmiş.
               Herkes kaçınırken bu ateşle imtihandan, ali cengiz adlı fakir bir derviş çıkmış sahneye, talip olmuş göreve. Ve sihirbazdan ders görmeye başlamış. Tüm dersler boyunca alık, kapasitesiz, anlamıyor taklidi yapıyor; bir şey öğrendiğini hiçbir surette belli etmiyormuş lakin ali cengiz. onu kolay lokma sanan sihirbaz da bildiği her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlatmakta sakınca görmemiş.
               Yapraklar düşmüş, mevsimler dönmüş, padişahın huzurunda sınav vakti gelip çatmış. Bir cuma selamlığının ardından başlamış şov: Ali cengiz meydana bir koç kılığında teşrif etmiş. Bunu gören sihirbaz ise derhal bir kurt olmuş. Suya dönüşüp kurdu boğmaya yeltenince ali cengiz, Sihirbaz bu sefer de ateşe dönüşüvermiş. Böyle bir müddet birbirlerini alt edemeden kılıktan kılığa girip çıkmış ikili. Sonunda bir çiçek olup padişahın kucağına atmış kendini ali cengiz. Sihirbaz balarısına dönüşerek kontraatağa geçmiş. Ali cengiz ise darıya dönüşüp yerlere yayılmış bunun üzerine. Sihirbaz tavuk kılığına girip darıları yemeye başlamaz mı.. İşte tam bu noktada, darıları yerken tavuk, ali cengiz bir sansar olup arkadan boğuvermiş tavuğu, mevta olmuş tavuk.
                Ne olmuş? sihirbazın cenazesinin kalktığı gün, ali cengiz ve padişahın kızının da kırk gün kırk gece sürecek olan düğün şenlikleri başlamış. Artık ali cengiz'in sol elinin iki parmağı eksikmiş gerçi (tavuğun yediği birkaç darı tanesini hatırlayalım), ama bu mutluluklarına engel olmamış. Ve işte ali cengiz'in adı da hileyle, bitip tükenmez dalavereyle özdeşleşmiş o nişan-nikah-düğün birarada günden beri..

Emrah KALENDER
           Günümüzdede ali cengiz oyunları sürmekte. Ülkemiz üzerindeki oynanan oyunlar, baskılar yıldırmalar. Yapılan her iş menfaat ve çıkar üzerine kurulmuş. Bu oyunlar dünyaya hakim olmanın uğruna belirli ülkeler tarafından oynanmaktadır. Öyle iğrenç bir düzenki, kendi çıkarları uğruna milyonlarca insanın sağlığıyla oynanmaktadır. Şimdi gündemde domuz gribi. Geçenlerde gazetede okudum "nihayet domuz gribi aşısı ülkemize geliyor" diye bir haber. Acaba bu aşı hangi ülkeden ve ne şartlar üzerine alınıyor. Bir örnek vermek gerekirse: Antivirüs yazılım firmaları ayakta kalabilmek için, ilk önce piyasaya bir virüs çıkarırlar ismini koyarlar x virüsü. daha sonrada bu virüsü yok etmek için antivirüs yazılımı üretirler. Virüsü temizlemek için tek yazılım budur ve satışlar tavan yapar. Bu kazanç helalmidir.
            Biz gelelim asıl konumuz olan mesleğimiz üzerinde oynanan ali cengiz oyunlarına. Kendini çok akıllı gören bazı kişiler mesleğimizi kullanarak çıkarları doğrultusunda hareket etmektedirler. Herkes birbirinin kuyusunu kazma peşinde. Mesleği bölme peşinde. Kimi koç olsam diyo, kimi tilki olsam koçu yesem. Kimi su olsam tilkiyi boğsam. Kimi çiçek olsam diyo, kimi arı olsam çiçekten bal alsam. Kimide darı olup yerlere saçılsam diyo, bir diğeride tavuk olup yerdeki darıyı yesem. Bu böyle gitmez. Bu şekilde hiç bir yere varılamaz. Bu gün bizi birliğe davet etmesi gerekenler ayrımcılığa itiyor. O dernek bunu yaptı. Ben bunu yayınladım, o dernek şöyle bu dernek böyle kendi aralarında çatıştılar. Biri dediki 4 yıldır çerçeveye zam yapılmadı bu sene yapılacak, ama ne oldu fiyatlar geri düştü. İtiraz edelim dedik, karşı çıkalım dedik, bu sefer diğer dernek dediki SGK yı karşınıza almayın, bekleyin zam yapılacak dedi. SGK sus payı olarak 10 lira düşürdüğü çerçeveye 5 lira zam yaptı. Çıkardılar bir çin meselesi mesleği iki paralık ettiler, arkasındanda çinlilerle el sıkıştılar. Koli meselesi çıkardılar. Maliyeti 1 lira bile olmayan karton parçalarını zorunlu kılıp 4 liraya sattılar satıyorlar. Ne zaman medula yada reçetelerle ilgili sorunlarımız olsa derneği aradık. Ne dediler "bu konuda bilgimiz yok size cibalinin numarasını verelim oraya sorun" cibalini numarasını bende biliyorum akşama kadar meşkul. Hem senin işin ne o harcı neden alıyosun diyemiyoruz. Demeliyiz artık sesimizi duyurmalıyız.
Mesleğimiz o kadar çok sorunla karşı karşıyaki, gün geçtikçe çoğalıyor işin içinden çıkılmaz hale gelmeden birlik olmalıyız.

                                                                                                  
                             Yazar :                   Emrah KALENDER

                                                               - Optisyen -


 

 

Köşe Yazıları

Optisyen İsmail Uyar
Optisyen İsmail Uyar
Burçin KÜÇÜKÖREN
Burçin KÜÇÜKÖREN
Hüseyin Fatih İŞÇİMEN
Hüseyin Fatih İŞÇİMEN
Optisyen Durmuş Asmahan
Optisyen Durmuş Asmahan

Giriş Formu



Optisyenlik Fotoğraf Galerisi

İş İlanlarını Buradan Okuyabilirsiniz.

isilanioku

İş İlanlarınızı Buradan Yazabilirsiniz.

isilaniyaz

Optisyenlik Facebook Grubu

fatihoptik

 

hazoptik

 



1ugurmakina 3

 

betaa4

 

aozguroptikmakine