|
Dükkan da tek başıma reçetelere gömülmüş, son kontrolleri yapıyordum ki, 26-27 yaşlarında bir genç içeri girdi. Elinde tuttuğu gözlüğü bana doğru uzatarak:
- Şu memelerden var mı sizde? diye sordu.
Ehli müslim bir bey olduğu her halinden belliydi. Kesinlikle konuşurken yüzüme bakmıyor, hatta göz göze gelmeyelim diye başını hafif yana çevirerek konuşuyordu. Ben sorduğu soruyu yanlış anlamış olabileceğimi düşünerek:
- Pardon beyefendi, ne var mı?
Hala yüzüme bakmıyor ama elinde tuttuğu gözlüğün plaketlerini göstererek , bir taraftandan da parmaklarıyla plaketleri oynatarak,
- Şu memelerden sizde var mı? Bunlar sallanıyor da.
Afallayıverdim… Demek ki ilk duyduğum kelimeyi doğru duymuştum. Nasıl bir benzetmeydi bu? 15 yıldır bu sektörün içindeydim ama hiç plaketlere meme diyen birini duymamıştım. Hele de plaketlerin oynuyor olmasını, memenin sallanmasına benzetmek inanılmaz bir hayal ürünüydü... şeytan beynimi eline geçirmişti bir kere. Bu memelerden bende var ama benimkiler olmaz demek geldi bir an içimden. Ardından adamın fikri neyse zikri o diyordum.
Gülme krizine tutulmuş, gülemiyordum. Bir an önce cevap vermem gerekiyor, veremiyordum. Ağzımı açsam açamıyordum....Kendimi frenlemekten vücudum kaskatı kesildi. Karnıma ağrılar girdi. Gözlerimin yaşardığını hissettim.Tek şanslı olduğum taraf adamın hala yüzüme bakmaktan çekiniyor olmasıydı. Konuşarak anlatmaktansa hemen tezgahtan bir gözlük alarak plaketlerini sallamaya başladım. Tüm gözlüklerin plaketleri sallanır beyefendi. Bakın bu gözlüğün plaketleri de sallanıyor. Değiştirsem de sallanır sonuç değişmez dedim.. son söz adamındı yine:
-Çok olmadı alalı zaten. Madem tüm memeler sallanır değiştirmeyin o zaman...
 Yazar : Berin KÜÇÜKŞAHİN - Gözlükçü -
|