Merhaba arkadaşlar.Bu gün başımdan geçen bir olayı sizinle paylaşmak istedim. Kapıdan yaşlı bir amcam girdi selam verdi ve ‘’Bu camları iyi yapmamışsınız ‘’ dedi. Hayrola dedim nesi var ? ‘’ Sık sık düşüyor bunlar’’ Peki dedim aldım camları adamın elinden. Baktım ki sağ taraf gevşemiş zaten cam mineral kenarları pul atmış falan birde amcam zaten duymuyor. Gözünün görmediği gibi kulağıda duymuyor ben ise amcamla konuşurken avazım çıktığı kadar bağırıyorum. Neyse sağ tarafını hallettik sol tarafta iple sarılmış üzeride japonlanmış aslında değmememek varmış. Bende hayır duasını alırım diye orayı da açtım japonu yaktım baktım ki vida kırılmış kırığı içinde kalmış, amcam o yüzden sarmış onu iple demekki Çıktım amcanın yanına amca bu vida kırılmış parçası da içinde kalmış dedim. Amcam galiba benim kırdığımı düşünerek biraz kızdı bana Ama ben hemen yaptırır gelirim sen otur dedim. Tamam dedi fakat amca en az 80 yaşında bu konuştuklarımızı duymanız lazım, dükkan inliyor bağıra bağıra anlatıyorum amcama. Ben gelene kadar bir şey içer misin dedim çay, kahve, içeçek bir şeyler söyleyeyim dedim amcama yok dedi bende ısrar etmedim peki dedim gittim gözlük tamircisine. Adamın işi çokmuş yarım saat sonra gel dedi hayır dua alacağız ya peki dedim tekrar döndüm dükkana. Yaşlı amcam ne oldu dedi yine bana sinirli bakarak, bende birazdan getireceğim amca dedim. Tam o sırada dükkanda beraber çalıştığımız Prenses Hanım kısık bir ses tonuyla çay içer misiniz dedi sordu. İçerim demesin mi amcam Öyle bir ses tonunu nasıl duydu anlamadım. Zaten şok oldum bir anda Nasıl bozuldum amcaya aşk olsun be amcam oldu mu bu şimdi. Bende sormuştum içmesi için demek ki yaşlı yada genç fark etmiyor erkek her yaşta erkek
Amcanın bi tanesi de kat kat peçeteye sarılı bir çift cam getirdi ve o camlara göre çerçeve arıyor onuda bi başka zaman anlatırım
Etrafımızda ki amcalar nasıl olursa olsun yine de saygımız sonsuz. Ellerinden öpüyoruz. Kendinize iyi bakın gözlüklerinize de