Kamuda İstihdam Gerekçelerimiz
Salı, 03 Ağustos 2010 18:19

ismail--uyar

 

Ülkemizde 1992 yılından beri Ön Lisans Eğitimi düzeyinde Optisyenlik Bölümü eğitimi verilmektedir.  2 yıllık eğitimleri süresince 1500 saat sağlıkla ilgili çeşitli konularda ve mesleki dersleri başarı ile tamamlayanlar Optisyen ünvanı ile mezun olurlar.
Mezun olan optisyenler Özel Sektörde Optisyenlik Müessesi açmaktalar ya da faaliyet gösteren bir müessesede  Mesul Müdür olarak görev yapmaktadırlar.  

Kamuda istihdam edilmek için gerekçelerimizi farklı açılardan inceleyecek olursak ;

Mezun Olan Optisyenler Açısından : 
Ülkemizde Ön Lisans seviyesinde Sağlık Personeli yetiştiren üniversitelerin bölümleri incelendiğinde, Optisyenlik Bölümü dışında hepsinin KPSS sınavına girme hakkı, tercih yapabilme hakkı ve görev yapabilme hakları vadır.. Oysa ülkemizde KPSS sınavı ile atanamayan bölümler arasında tek sağlık bölümü optisyenliktir.  
Tıbbi Sekreterlik mezunu olan bir kişi Ön Lisans Eğitimini Tıbbi Dokumantasyon ve Sekreterlik olarak tamamlıyor ve KPSS ‘e girerken Ön Lisans olarak girmektedir.
Farklı bir birey, Tıbbi Sekreter olarak Sağlık Meslek Lisesinden mezun oluyor ve Ön Lisans Eğitimini Optisyenlik Bölümünden yana kullanıyor ise KPSS sınavında Optisyenlik alımı olmadığı için sınava da girememektedir. Ayrıca Optisyenlik Ön Lisansını tamamlayan bir kişi KPSS sınavında Tıbbi Sekreter ünvanlarını da kullanamamaktadırlar. Yani Optisyenlik Bölümü mezunu olmalarının en büyük dezavantajı 4 yıl boyunca Sağlık Meslek Eğitimi ve Tıbbi Sekreterlik diplomalarının geçersiz olmasıdır. Optisyen olarak mezun olanmeslektaşlarımız özel sektöre mahkum olarak çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Bu durumda bir adaletsizlik söz konusudur.  Sağlık Personeli olarak mezun olan ve Kamu kuruluşlarında çalışamayan tek sağlık personelleri Optisyenlerdir.


Toplum Göz Sağlığının Yükseltilmesi Açısından : 

 
AB ülkelerinde ve Amerika’da oftalmologların yanında optisyen bulunmaktadır ve hastaya ait ilk tetkikleri optisyen yapmaktadır. Tetkik sonuçlarını oftalmologa iletir ve oftalmolog bu tetkiklere göre muayene yapar.Batı da kökeni el sanatlarına da dayanan mesleğimiz iyi bir eğitim Optometri ile bütünleşerek Birinci Basamak Sağlık Mesleğine dönüşerek ülke insanlarına sağlık hizmeti sunmaktadır.
Ülkemizde ki mezun olan optisyenlerin sayısı her geçen gün artmakta optisyenlerde işsizlik süreci başlamaktadır. Haliyle ülkemiz pek çok hastanesinde Oftalmolog yanında göz ve görme sağlığı alanında özel eğitim almış optisyenleri artık bulundurabilecek duruma erişmiştir.
Optisyenlik yapabilme dolayısı ile de reçete yorumlayabilme, aldığı Optik Cihazlar eğitimi ile de otorefraktometre, fokometre, pupillametre gibi ölçüm cihazlarını kullanabilme, görme alanı, renk körlüğü gibi testleri cihazlarla uygulayabilme hak ve yetkisine haiz Optisyenlik Okulu Mezunu “Optisyen” unvanına sahip yetişmiş insan gücü, artık hastanelerimizde, sağlık hizmeti sunumlarında yerini almalıdır.
Hastanelerimizde oftalmologlarımızın yanında yardımcı eğitimli “ara elemanlar” bulunmamaktadır. Oftalmolog yetersizliği sebebiyle her gün çok sayıda hasta bakmak zorunda kalan göz doktorlarımız eğitimsiz elemanlardan yardım alarak muayenelerini hızlandırmak zorunda kalmaktadırlar.
 
Bir çok devlet hastanesi ve göz poliklinikleri araştırıldığında Optik Malzeme ve aletlerin büyüklüğü sebebi ile göz tansiyonu, görüş alanı vb. ölçüm cihazları göz doktorlarının poliklinik odası dışında kullanılmaktadır. Maalesef göz doktorları muayene yoğunluğu ve çeşitli nedenlerden dolayı kendi kliniğinden çıkamıyorken, ilgili ölçümler göz doktorlarının görevlendirdiği sağlık memuru, tıbbi sekreter, hemşire ya da hastane de çalışan taşeron firma personelleri tarafından ezbere yapılmaktadır. Optisyenler gerek aldığı eğitimler gerekse mesleki konu olması sebebi ile bahsedilen ölçümleri daha sağlıklı ve bilimsel yapacakları kesindir.
Göz doktorlarının poliklinik odalarında çalışan personeller ise genelde hemşire ve tıbbi sekreterler, taşeron firma personellerinden oluşmaktadır. Bu durumda doktorun yanında ki yardımcı sağlık personeli hemşire,tıbbi sekreter ya da hastanenin görevlendirdiği taşeron firma personelleridir. Göz polikliniğinde çalışan personelin Optisyen olmasında yarar görüleceği ve yanlışlıklara sebep olmayacağı kesindir. Ayrıca Optisyenlik Bölümü mezunu optisyenlerin %98 ‘i tıbbi sekreterlik mezunu olup ön lisansını Optisyenlik’ten yana tercih etmişlerdir. Yani göz poliklinikleri ve özel ölçüm odalarında sağlıklı bir şekilde çalışacak olanlarda bunu hak edenlerde optisyenlerdir.

Optisyenlik Mesleğini İcra Edenler ve Sektörel Açıdan :

Optisyenlerde tıp ki eczacılar, tabibler, diş hekimleri gibi Sağlık Bakanlığının gözetim ve denetiminde çalışan, özel meslek kanunu olan, meslektaşları üniversitelerden eğitimle formasyon alan bir sağlık mesleğidir.
İlçelerde Optik Müesseselerin faaliyete geçmesi için Ruhsat başvurusunda bulundukları kurum, ve  faaliyete geçtikten sonra da denetimlerinin yapıldığı kurum ilçe sağlık grup başkanlıklarıdır. İllerde ise ilgili kurum İl Sağlık Müdürlükleridir. Optik müesseselerin denetimini yapan kurumlar ise İl SGK, İl Sağlık Müdürlükleri ve İlçe Sağlık Grup Başkanlığıdır.  Bu kurumlarda Optik Müesseselerin denetimini yapan kişileri ise hemşire, ebe, doktor,eczacı  ve çoğunluğunu da memurlar oluşturmaktadır. Denetimler esnasında optik müessese personeli ve denetim yapan kişiler ile denetime bağlı sorunlar meydana gelmektedir.
Denetim yapan yetkili kişilerin optik cihazları tanımaması ve denetim yapma usulleri optik müesseselerini zor duruma sokmaktadır. Ayrıca yapılan denetimler, denetim yapanların optisyenlik mesleği tanımamasından dolayı sadece yüzeysel olmakta bu mesleği icra edenlerin yaptıkları meslekleri değil, görünürdeki müessese ve kullanılan cihazlar ve eksik araç gereçler, defterler denetlenmektedir. Toplum göz sağlığının üst düzeylere ve Avrupa seviyesine yükseltilmesi için, denetimlerin mutlaka bu mesleği gerçekten bilen Optisyenler tarafından yapılmalıdır.
 
SGK reçete birimlerinde optik müesseselerin kestiği faturalarda da aynı sorunlarla karşılaşmaktayız. Eczaneler medula üzerinden aldıkları provizyonla ilaç reçetelerini kontrol için bağlı bulundukları bölge müdürlüklerine göndermektedirler. Bu reçeteler her bölgede Baş Eczacı altında çalışan Eczacılar tarafından inceleme ve denetimleri yapılmaktadır. Optik sektöründe ise böyle bir denetim ve kontrol mekanizması bulunmamaktadır. Optisyenlik de tıpkı Eczacılar gibi özel meslek kanunu olan, Sağlık Bakanlığının gözetim ve denetiminde çalışan bir sağlık formasyon mesleğidir.
 Optisyenlerin öncelikli, reçete inceleme birimlerinde bölge ve il müdürlükleri, İl sağlık müdürlükleri, ünitelerde istihdam edilmesi, Hükümetimizin sosyal yönü ağırlıklı olan sağlık programlarını da göz ve görme sağlığı açısından kalitesi daha yüksek bir sağlık hizmeti sunumuna imkân vereceği gibi, kamu kayıp ve kaçakları ile de daha etkili bir mücadelenin yürütüleceği kanısındayız.
Gözlük cam çerçeve fiyatlarının belirlenmesinde; Optik-medula hataları ile ilgili yürütülen çalışmalara; SGK nun gözlükçülerle yaptığı sözleşmelerle ilgili çalışmaları yürüten birimlerinde; Optik medula üzerinde aldığımız reçetelerin kontrol ve denetiminde, bölge müdürlüklerinde denetim ve inceleme yapacak birer optisyen istihdam edilmesi kamu yararına bir uygulama olacağı kesindir.
Adı geçen ilgili kurum ve birimlerde optisyenlerin çalışması devletin lehine olacak, usulsüzlükleri engelleyecek ve  topluma sağlık hizmeti veren optik sektörünün sorunlarına çare olacaktır.

Hazırlayan : Optisyen İsmail UYAR

 

Yorum ekle


Giriş Formu



Optisyenlik Fotoğraf Galerisi

İş İlanlarını Buradan Okuyabilirsiniz.

isilanioku

İş İlanlarınızı Buradan Yazabilirsiniz.

isilaniyaz

Optisyenlik Facebook Grubu

optisyenlerlogomuz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

almina

 

sifa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

hazoptik

 



 

u.makina 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

betaa4

 

aozguroptikmakine