|
Tamam Yeter! Buraya kadar!
Optisyeni, Gözlükçüsü, Müsessese sahibi ile herkes iradesini ortaya koyacak ve bu gidişe ‘’SON’’ diyecek. Demiyecekler ise söylesinler de Dernek, federasyon, Konfederasyon yönetim kurullarına getirdikleri kişileri artık kukla gibi oynatmasınlar.
Çünkü gözlükçü iradesini ortaya koymassa bu göreve getirdiğiniz insanlar bizler’’ iş yapıyoruz’’ zanediyoruz. İçimizden herşeyi unutup egolarına kurban olanlar çıkıyor. Yanlış işler yapanlar oluyor. Kimileri canına dişine takıp durumu düzeltmeye çalışıyorlar. Kimileri de sermaya gruplarının sözcüsü oluyor. Yani havanda su dövüyoruz.
Bu meslek artık Derneklerden, Federasyonlardan, Konfederasyondan kurtulmalıdır. Yeter artık meslektaşların bu meslek örgütlerinden çektiği.
Bir tarafta ‘’X’’ Başkan, bir tarafta ‘’Y’’ Başkan diğer tarafta ondan akıllı ‘’Q’’ Başkan. Hepsi de var güçleri ile bu mesleğe kendi bakış açılarından hizmet etmeye çalışıyor. Paralar harcanıyor. Seyahatler yapılıyor. Ankaralara yan mahalle gibi gidip geliniyor. Toplantılar, eğitim seminerleri, kurslar, meslek standartı daha bir çok çalışma kimi faydalı kimi ölümüne zarar veriyor. Yazılar yazılıyor cevaplar alınıyor. Faydalı ise herkes kendi adına sahipleniyor. Zarar veriyorsa sahipilenen yok.
Meslek adına başarılar da elde ediliyor. Maalesef bu başarıların karakteri mesleği yapanı rahatlatma, saygınlaştırma, ileri götürme ve kazançlı hale getirme özellikleri taşımıyor.
‘’ŞU GÜNKÜ DURUMU KORUMAYA VE KURTARMAYA ÇALIŞMAKTAN ÖTE GİTMİYOR.’’
Yani eşeğimizi kaybediyoruz.(kaybettiriliyoruz) binbir zorlukla bulunca da seviniyoruz. Sonra gözlükçüm ‘’Dernek ne yapmış?’’, ‘’Federasyon ne iş yapar ki?’’, ‘’Konfederasyon ne işe yarar. Yenir mi? İçilir mi?’’ sorar. Tabiidir.
Biz gözlükçüler tarafından bulunduğumuz duruma; bu gidişat hoş değil, mesleğimiz gün güne çamura batıyor, devlet bizi adamda saymıyor, sgk canımızı alıyor, önümüzü göremiyoruz, vesaire vesaire bir sürü kötü şey söylenebilir. Fakat bizim bu zor durumumuzdan saplandığımız çamurdan, bu kaos ortamından bile memnun olup beslenen rantçılarda var. Bu grupta kendi çıkarları için gözlükçünün bu pozisyonunun değişmesini hiç istemiyor. Bazı meslek örgütlerini kendi çıkarları için kullanmaya çalışıyorlar. Eğer gözlükçünün durumu düzelir ve sağlamlaşırsa istedikleri gibi at oynatamayacaklar çünkü.
‘’ARTIK YENİ BİR ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIMDIR.’’
Ben bildim bileli bu meslekte birlik ve beraberlikten bahsedilir. Bu güne kadarda gerçekleşmedi. Böyle giderse hiç gerçekleşmeyecek. Çünkü bunun için gerekli en temel taş eksiktir. Etrafında birleşilecek genel bir gözlükçü iradesi ve ideolojisi bu birleşmenin temel taşıdır. Bu eksiktir.
Şimdi
Gözlükçü aşağıdaki konularda iradesini ortaya koyup birlik ve beraberliğin yolunu açmalıdır.
1 Optisyenlik müesseseleri ticarethanemidir? Sağlık mesleği müesseselerimidir?
2 Optisyenlik müesseseleri perakendecimidir? Sağlık gereci üreticisimidir?
3 Mesul müdürler, müessese sahiplerinin işçi kölelerimidir? Mesleğin gerçek sahiplerimidir?
4 Müessese sahipleri, imkanı olmayan halk sağlığına hizmet edecek gözlükçülere sponsor olmuş, Türk halkının görme sağlığına yatırım yapmış yatırımcılarmıdır? Yoksa asıl gözlükçüler onlarmıdır?
5 Gözlük, ticari bir mal mıdır? Sağlık gereci midir?
6 Bu mesleğin eğitim ve öğretimi üniversite düzeyi mi olmalıdır? Yoksa yeteli olduğuna inana herkes yapmalımıdır?
7 Bu mesleği yapmak için yasada belirlenmiş belgeler (ruhsat, diploma) sadece duvara asılarak çalışabilen sanal kişiliklermidir?
8 Tedarikçi firmalara nasıl bakacağız? ‘’Biz gözlükçüler olmasaydık onlar olmazdı’’ ‘’ Tedarikçi firmalar olmasaydı biz gözlükçüler olmazdık’’ yoksa her ikiside mi?
9 Bu meslek (Duvar ustalığı, kartonpiyercilik,tesisatçılık…vs) gibi genel meslekmidir? Kanunla belirlenmiş özel bir sağlık mesleğimidir?
10 ‘’ODA OLALIM’’ mı? Yoksa’’ŞU ANKİ DERNEK YAPILANMASI BİZİM MESLEĞİMİZİN BÜTÜN İHTİYAÇALARINI KARŞILAR’’ mı?
Bu sorulara verilecek cevaplardan doğacak iradeye sadece sözde değil gerçek anlamda arka duracak, maddi manevi güç vereceksiniz. Bu mesleğe zarar veren kim olursa olsun DUR DİYECEKSİNİZ.
Sonunda bu iradenin görevlendirdiği sahiplenilmiş ve mesleği birliğin doğal olarak oluştuğu bir örgütlenme yapısı oluşur ki; Bu da Türkiye Optisyenler ve Gözlükçüler Odaları Birliğidir.
O zaman;
Meslek ve meslekaş özlediği saygınlığa kavuşur.
Gözlükçünün hakkı tam olarak korunur.
SGK daki maddi, mevzuati sorunlar biter,
Sağlık Bakanlığındaki sorunlar biter.
Bu işten para kazanılır hale gelinir.
Dünya standartlarında bir meslek olur.
Gözlükçünün gözlükçüye verdiği zararlar engellenir.
Mesleğin, bazı dernek başkanları tarafında genel meslekler le aynı kategoriye konma çabalarına engel olunur.
ŞİMDİ, OTUR DÜŞÜN!!
İRADENİ ORTAYA KOY. YERİNİ BELİRLE. BİRLİĞİ OLUŞTURACAK İDEOLİJİYE İŞARET ET. BUNU YAPARKEN DE GÜNLÜK VR POPİLİST DÜŞÜNME Kİ ÖNÜMÜZDEKİ SİS BULUTLARI KALKSIN. BU İRADEYE KARŞI MÜCADELE EDENLER KAR GİBİ ERİSİN GİTSİN. BU MESLEK VE MESLEKTAŞ EN DOĞRU YOLUNU BULSUN.
Rıfat KÜPELİ
Gözlükçüler ve Optisyenler Konfederasyonu Başkanı
|
Yorumlar
Bu sorunun anketi bile yapılabirir. Üzerinde tarşılabilinecek bir konu. Başkanım Optisyenlerin dilinden konuşmuşsunuz. Canı gönülden teşekkürlerimizi sunuyoruz.