Farklı Sektörlerden Optik Sektörüne Giren Tüccarlar !

Tüccarlar diyorum çünkü amaçları optik sektöründe en yüksek karı elde etmek.
Şöyle ki :
4 X’e maliyeti olup 5X’e satışı olan kaliteli bir camı müşteriye sunmak, kullanmak yerine;
1X’e maliyeti olup  5X’e satan ve bunun adını da maliyeti düşürmek koyan tüccarlar !

 

Şimdi her sektörün kendi özgü kuralları vardır.
Bizim sektörümüzün ise yasalarla belirlediği sınırlar var. Ülkemizde 18 yaşını doldurmuş herkes optik müessesesi açabilir. Yalnız o müessesede optisyen ya da ruhsat sahibi bir kişinin mesul müdür olarak bulunması ve çalışması gerekli. Yani isteyen herkes optisyenlik müessesesi açabilir.
Bizim sektörümüzde müessese sahibi kişiler kimler ?
Biz optisyenler bu durumdan şikayetçi isek neler yapabiliriz ?

 

Bizim sektörümüzde müessese sahibi kişiler kimler ?

 Gözlükçü ruhsatnamesi olan kişiler ve müesseseleri
 Optisyenler ve müesseseleri

Olması gereken ve bizim isteğimiz sadece bu ikisinin olması. Diğerlerine bakalım.

 

Diğer gözlükçü dükkanı açan kişiler.

• Göz doktorları
 Bir gözlükçü dükkanında 1-2 yıl çalışıp ustasının dükkanının hemen yanına gözlükçü açan kalfalar.
• Gözlük çerçevesi firma sahipleri
 Cam deposu sahipleri
• Lens deposu sahipleri
 Hastane karşısında ki dükkan sahipleri
 Gözlükçülükte çok para var diyen ve sadece sermayesinden başka hiçbir şeyi olmayan kişiler.
• Ve farklı sektörlerden bizim sektörümüze girip 2 günde işi öğrenirim ben zekiyim diye düşünüp giren tüccarlar ( Kasap, manav, bekçi, memur, çaycı olup da gözlükçü açanlar )

 

Bu maddelerin hepsinin tek ortak yanı vardır o da para kazanmak. Optisyenler ve ruhsatnamesi olan gözlükçüler müesseselerinde mesleğini icra ederek kazanırlar. Bu hastaya bir ürünü tavsiye etmekle başlar, o ürünü uygun bir çerçeveye montaj etmekle ve ilerde hastanın problemlerini çözmekle biter. Bir gözlükçü ya da optisyen hastaya kullanamayacağı, hasta için son derece gereksiz camları satmıyorken, sadece para kazanmayı hedef alan bir müessese sahibi için bu geçerli olmayabilir.

 

Diğer maddelerdeki kişiler ise nasıl çok para kazanırım mantığı ile hareket ederler. Sürekli kendilerini daha çok satış ve daha çok müşteri aramak konusunda geliştirirler. Onlar için tek önemli olan şey bir şeyi müşterisine satmaktır. Onun nasıl montaj edildiği, ilerde müşterisinin şikayetleri inanın hiç önemli değildir. Çünkü ticari mantıkta bir şeyi satarsınız ve olay biter. Hatta bazı ticari dükkanlarda SATILAN MAL GERİ İADE EDİLMEZ DEĞİŞTİRİLMEZ yazılarını mutlaka görmüşünüzdür. Diğerleri için aynen bu kanun geçerlidir. Zaten adamların amacı ticaret bundan farklı olmasını bekleyemeyiz ki.

 

Optik sektörü de günümüzde tam anlamıyla rayına oturmamış olsa gerek ki bu şekilde karmaşık bir sektör. Karmaşıkta olsa biz optisyenlerin yapabileceği çok şey var aslında.
Öncelik bu işin bizim mesleğimiz olduğu bilincinde olmalıyız.
Mesul müdürlük mü yapmak istiyoruz?
Oto galericinin biri gözlükçü dükkanı açmak istiyor bizim de mesul müdürü olmamızı mı istiyor. Yok arkadaş ben almayayım diyebiliriz.
Göz doktoru çalıştığı hastane karşısına gözlükçü dükkanı mı açmak istiyor. Bize de mesul müdürlük mü teklif ediyor. Yok abicim ben çalışmam diyebiliriz.
Kalabalık bir caddedeki dükkan sahiplerinden birisi gözlükçü dükkanı açıp bizi de mesul müdür olarak oraya koymak mı istiyor. Teşekkür ederim ama ben burada çalışmam diyebiliriz.
Örnekleri çoğaltabiliriz…

Şimdi aklımıza şöyle bir soru gelebilir :

Ben çalışmasam da başkası çalışır ne fark eder ki ?

Biz çalışmayalım arkadaşlar. Kim çalışırsa çalışsın. Çünkü kim çalışıyorsa emin olun o çalışan optisyenin ya iş hayatında sorunlar meydana gelecektir ya da çalıştığı yerde mutsuz olacaktır. Başka bir ihtimal yok. Çünkü bunun yaşanmış bir çok örneği var. Ticari zihniyetle optik sektörüne giren bir dükkan sahibi ‘’Ona para veriyorum, benim çalışanım ne dersem yapacak ‘’ mantığı ile yanında eleman çalıştırır. Kabulleniyorsanız buyurun çalışın karar sizin.
Yolunda gitmeyen bir şeylerin değişmesini istiyorsak buna kendimizden başlamalıyız.

Yazar  : Optisyen İsmail UYAR